aks

hiç yara almadan aynadan geçemezsin

bahçelievler’deki classic bar’ın içerisinde bir tabloda bir şiir var. “ne de olsa sevda geldi cihane/ kahve içmek bahane.” ile biten. işte onun ne demek olduğunu asla bilemezsiniz.toprağın altındaki ölüler kadar susacak o tablodaki o şiir.

hayat bize mutlu olma şansı vermedi

biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz

acısını acımız yaptık.

çünkü dünyanın öbür ucunda

hiç tanımadığımız bir insanın

gözyaşı bile içimizi parçaladı.

kedilere ağladık,

kuşların yasını tuttuk.

yüreğimizin yufkalığı

kimi zaman hayat karşısında

bizi zayıf yaptı.

aslında ne güzel şeydir

insanın insana yanması sevgili…

ne güzeldir bilmediğin birinin

derdine üzülmek ve çare aramak.

ben bütün hayatımda hep üzüldüm hep yandım.

yaşamak ne güzeldir be sevgili

sevinerek,severek,sevilerek,düşünerek…

ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın.

YILMAZ GÜNEY

Bunca bulma çabamın sonuçsuz kalmasının sebebi yeteri kadar denememiş olmammış.Sevgim viski gibiymiş. Harika kokan bir viski.Kokusuna doyamıyorum.Bir yudum alıyorum ağzım boğazım cayır cayır yanıyor,zorla yutuyorum.Çikolata ile tatlanıyor acıyan boğazım.Acıyı tatlıyla boğma çabası.Bir yudum daha içmek için cesaret bekliyorum.Yine acı bir yudum ve yine tatlı boğulmaca.Ve cesaret çırpınışları.Art arda gelen acı ve tatlının harmonisi.

pharmakon: Karıncaların Zifaf Gecesi

emrekahramanlar:

Zihnimdeki sesleri dinlemeye karar verdiğim bir kadın günü. Aylardan çürüme olabilir. Yıl 1984. Gece olabilir ya da sinir bozucu ağustos böceklerini duyuyor olabilirim.Öte yanda kırları yakıyorlar. Her yanım is olmuş. Kapkara otlardan dumanlar çıkıyor. Bir şarkıyla boyut değiştirebilim. Fakat…

1 week ago - 1

Sen bana bir gurbet sundun

Buğulu çocuk gözlerinle.

Öpüp başıma koydum,

Sevginin solgun güzelliğiyle. 

METİN ALTIOK

delirmenin tatlı vehmi demişti orhan veli.delirmenin tatlılığı zorunlu gülüşlerden kaçıp gerçek bir kahkaha bulmakta sanırım.yargılanmamakta veyahut.delirmiş olsam tüm yüklerini atmış hür bir at gibi şaha kalkar ve yeşil çimenlerde çığlıklar ata ata gezerdim.kimse tuhaf bulmazdı.delilik güzeldir, en çok kimsenin suçlayıp cezalandıramayacağı biri olduğun için.hiçbir aklı başında yetişkin kaybettiği masumiyeti bulamaz.ama bir deli zaten ruhunu masumiyet bürümüş bir çocuktur.

[Flash 10 is required to watch video]

tersgomlek:

Aşk hikayesi , 2 dakikalık ödüllü bir film.

(Source: uzunmetraj)

Kelimeler-üstü hüzünler kalpte değil dilin tam ucundadır. O hep bulunamayan, tanımsız, sözlüksüz kelimeler hep olağandışı ama herkesçe bilinen hislere tercümandır. Ne yazık ki o tercümandan başka kimse o dili ve kelimeleri bilmez. Dilin mahkum. Tercüman da bu dili yalnızca kişinin kalbine açıklar ki amacı bu dilin her zaman hem ölü hem diri kalmasıdır. Kalbinizi sevmek isteyen kişi aslında sizin gizli kelimeler-üstü sözlüğünüzü derlemesine katmak isteyen acımasız bir avcıdır. Siz ne kadar direnirseniz direnin, kalbinizi ele geçiren avcı, sizin gizli dilinizi ele geçirip kendi gizli dilinin kelimeler-üstü hüzün sözcüklerini sizin sözlüğünüze ekleyecektir. Üstelik bunu yeni bir sayfayı mahvederek, kenarlara özensiz notlar alarak yapacaktır. Aldırmayınız, diliniz mahkum. Kelimeler-üstü bir yere ait olan hüzünler de artmaya mahkum. O yüzden ben derim ki, hüzünlerinizi var olan sınırlı sözcüklerden seçiniz.

İşi gücü olmayan için neyse sinekler

Biz de aynısıyız tanrıların gözünde;

Eğlence olsun diye öldürürler bizi.

W.Shakespeare